Dolarla Kazanıp Türkiye'de Yaşıyorum: Baştan Sona Gerçek Hikayem
Mezun oldum, iş buldum... ve maaş bordrosunu görünce ağlayacaktım
Emre 24 yaşında. Bilgisayar mühendisliğinden yeni mezun. İstanbul'da bir startup'ta işe başladı, maaş: 45.000 TL. İlk ay sevindi tabii. İkinci ay kirayı ödedi — Kadıköy'de 1+1'e 28.000 TL. Market, ulaşım, faturalar... Ay sonunda hesapta 3.000 TL kaldı. Üç bin. Bir yazılımcı, günde 9 saat çalışıyor, ayda 3.000 TL biriktiriyor. Emre o gece LinkedIn'de remote işlere bakmaya başladı. "Yurt dışına gitmeden, buradan dolarla çalışsam?" diye düşündü. Kulağa hayal gibi geliyordu. Ama denemekten ne çıkar, değil mi? ... 4 ay sonra ilk teklif geldi: ayda 2.200 dolar, remote, bir Amerikan startup'tan. Emre teklifi üç kez okudu. Yanlış görmediğine emin olmak için.
- 45.000 TL maaşla ayda 3.000 TL birikim. 2.200 dolarla (yaklaşık 75.000 TL) ayda 35.000 TL birikim.
- Aynı iş, aynı saatler, aynı Emre. Tek fark: bordro hangi para biriminde.
- İlk 2 ay freelance platformlarda profilini güçlendirdi, referans topladı. Sabır işi.
Vergi kısmı... itiraf edeyim, 2 hafta erteledim
Tamam, dürüst olacağım. Teklif geldi, sevinçten havalara uçtum, ama sonra aklıma vergi geldi ve... 2 hafta boyunca hiçbir şey yapmadım. Sadece erteledim. Korkuyordum. Sonra bir arkadaşım "genç girişimci muafiyeti" diye bir şeyden bahsetti. 29 yaşından küçüksen ve ilk kez vergi mükellefi oluyorsan, 3 yıl boyunca belli bir tutara kadar gelir vergisinden muaf olabiliyorsun. ÜÇ YIL. Ben 24 yaşındayım! Hemen bir muhasebeci buldum — ayda 2.000 TL'ye her şeyi hallediyor. E-fatura, e-arşiv, her şey dijital. Meğer korkulacak hiçbir şey yokmuş. Keşke o 2 haftayı ertelemeseymişim. Yani... gerçekten, keşke.
Şirketler "Türkiye'de yaşam ucuz" diyerek düşük teklif veriyor — kanmayın
Burada dikkat etmeniz gereken bir şey var ve bunu ciddiye alın. Bazı yabancı şirketler, "Türkiye'de yaşam maliyeti düşük" diyerek ABD standartlarının ÇOK altında teklifler veriyor. Emre'ye ilk teklif eden şirket 1.400 dolar önermişti. Reddetti. İkinci şirket 2.200 verdi. Aradaki fark? Pazarlık. ParityGlobe'un parite tablosunu açtı, gösterdi: "Bakın, benim burada 2.200 dolarla yaşadığım standart, sizin orada 7.000 dolara denk. Siz yine de kârlısınız." İşe yaradı. Unutmayın: şirket sizi işe alarak ABD'de birini işe almaktan hâlâ çok ucuza geliyor. Yani iki taraf da kazanıyor — ama siz ezilmeyin. Hakkınızı isteyin. Gerçekten isteyin.
1 yıl sonra: pişman olduğum tek şey
Şimdi 1 yıl geçti. Emre ayda 35.000-40.000 TL biriktiriyor. Birikiminin bir kısmını dolara çeviriyor, bir kısmıyla BES'e yatırıyor. Kadıköy'den Moda'ya taşındı — denize 5 dakika. Hayat kalitesi... anlatamam. Pişman olduğu tek şey? O 2 haftalık erteleme ve daha önce başlamamış olmak. "Keşke mezun olur olmaz başlasaydım," diyor. "1 yıl daha birikimim olurdu." Eğer bu yazıyı okuyorsanız ve kararsızsanız — başlayın. Bugün bir profil açın. Yarın bir başvuru yapın. Mükemmel zamanı beklemeyin, çünkü o zaman hiç gelmiyor. Ben bekledim, biliyorum.
Genç girişimci muafiyeti için ilk kayıttan ÖNCE vergi dairesine başvurun — geriye dönük işlemiyor. Bir muhasebeciyle çalışın, pişman olmazsınız.